neden sessiz aktın ırmak,
neden sessiz geçtin içinden gecenin,
acelen mi vardı ulaşmak için denize,
yamaçlardan kıvrılarak...
bir ses verseydin sessizliğin içinden,
belki ıssız kalmazdık
onca kalabalığa rağmen hüküm süren yalnızlıklarımızda.
belki sabahın ilk nefesini bölüşürdük,
belki de kırışırdık iki fırt acı kahveyi...
kırk yıl hatırı olsun diye...