BLOG

blog'a geri dön

7 yorum var - 29 Mayıs 2008 20:48

acılar paslandı, sesler kırıldı

yıkık duvarlar gibi kaldı gözlerim

kanıyorum küllerin en terli yerinden

yutağımda katılaşıp kalıyor çığlığım

bağıramıyorum bu kaçbin ölüm

şimdi dokuza kadar say ve herşeyi unut

bir ruhta birleşirmiş
iki beden
üç vakte kadar kimse ayıramazmış
dört dörtlük olsun istenirmiş herşey
beş kuruş etmezmiş son kullanma tarihi geçmiş hatıralar
altı üstü ayrılık varmış sonunda
yedi düvel kanayan yaralarını sarmaya uğraşsa ne yazar
sekize yalnızlık düşmüş sonra
ama asıl
ateş dokuz vakte korlanırmış..

asaka  29 Mayıs 2008 21:03  

yüzümü boşaltıp geceye
silmek kırık çizgilerimi zamandan
iki uyku uzaklığı
bir düş var mıdır
asla uyanamayacağım

rapunzell83  29 Mayıs 2008 21:52  

düşlerimi gerçek kıldım ucuz şarap şişelerinde
dibini mercek yapıp görebildiğim gerçekler vardı
sadece sarap şişelerinin dibi
içini boşalttığım zaman
göremediğim güzellikler vardı
bir şişe, bir şide daha
simdi güzel hayat
simdi güzelin tadını hatırladım

asaka  29 Mayıs 2008 22:21  

en çok bize kızıyorum

en çok bana

hayatın bileyi taşında

biten bıçak gibi kalıyoruz

kavı ıslanmış kibritiz

ateş veda ediyor kalbimize

kör bir düğümü

kılıçla kesmiş diyorlar iskender

oysa bir düğüm bile değiliz

ne de kılıç

yazık ki içi ağrıyan bir kabuktur

bizden geriye kalan

rapunzell83  29 Mayıs 2008 22:48  

üzgünüm bilsen
söyleyemediklerim var
ve simdilerde söylendiği vakit
anlamını yitirmeye meyilli cümlelerim var
ve söylememeye yeminliyim birde
sussam gönül razı değil
gönül demişken birde
bir gönül vardı eskiden kalma
bir yerlere saklı belki
bulursan haber gönder
bir kuşun ayağına sar
turnalar getirsin ya da
eksik bende
gönül
simdilerde
sevemiyorum

asaka  29 Mayıs 2008 22:51  

haydi topla yüreğini

kaldırımlara dağılmış bakışlarını topla

takvimlerden söküp al,

hıçkırıklarından kalan ne varsa.

süpür yenilgilerini sağır yıllardan.

saklandığın ıssız mezarlardan doğrul artık.

o insan ayazlarında üşümüş ellerini uzat,

bırak kemanlar titresin bu kasımda.

her gün yüreğini ipe çeken,

bir cellat gibi düşünmekten vazgeç artık.

haydi topla yüreğini.

umudun sızısı deliyeşildir.

sonbahara kanma,

her gazel giderken,

ömrünü yeni tomurcuklara bırakır.

rapunzell83  29 Mayıs 2008 22:59  

binlere bölünmek gibi ölüm;
bin kere ölmek zulüm...

demir leblebi  05 Haziran 2008 00:17  
bu yazıya puanı basanlar: